SPK Forex’ten Pişman Mı Oldu?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 10 Şubat 2017 tarihinde aracı kurumları ve yatırımcıları şok eden bir kararla forex piyasasında önemli sınırlamalar getirdi. 10 Şubat’ta resmi gazetede yayımlanan tebliğde yatırımcıları ve aracı kurumları ilgilendirecek şu 3 madde öne çıktı.

  1. Forex piyasasında işlem yapmak için minimum 50 bin TL’lik bir portföye sahip olunmalı.
  2. 1’e 25 ile 1’e 100 arasında değişen kaldıraç oranı 1’e 10’a düşürülerek tüm yatırımcı ve tüm ürünler için sabitlendi.
  3. Tebliğ yayımlandığı tarihten 45 gün içerisinde 1’e 10 kaldıraç oranına uymayan tüm açık pozisyonlar(aktif işlemler) yatırımcı veya aracı kurum nezdince kapatılacak ve yine 45 gün içerisinde portföyü 50 bin TL’nin altında kalan yatırımcıların hesapları kurum tarafından resen kapatılacak.

SPK Forex’ten Pişman Mı Oldu?

Forex piyasası 28 Ağustos 2011 tarihinde SPK’nın tebliği ile denetim altına girmesinin ardından beş buçuk yıl geçmişken ne oldu da SPK, Forex yatırımcılarını önemli derecede sınırlayacak düzenlemeler gerçekleştirdi?

SPK’nın yeni tebliğinde sınırlamalarla ilgili; bireysel yatırımcıların yüksek kaldıraca dayalı risk almalarının ve düşük tutarlı tasarruflar için yüksek kaldıracın yol açacağı muhtemel mağduriyetlerin önlenmesi hedeflendiği belirtilmiş. Bu kararın mantıklı olmadığını düşünenlerden biriyim ben de. Bir yatırımcının yatırım tutarını(riske edeceği miktarı) ve kaldıraç oranını belirlemenin SPK’nın karar vermemesi gerektiğini, bunun yerine bireysel yatırımcıların, Forex piyasasından öte işini düzgün yapmayan aracı kurumlardan korunmaya ihtiyacı olduğunu dünüyorum. Belki de durum bu şekildeydi; SPK bu kurumlarla başa çıkamadı ve böyle bir karar aldı, orası ayrı… Üzülerek söylüyorum ki forex işlemlerine aracılık eden aracı kurumların önemli kısmında, çalışanların %80’ini sadece pazarlama departmanı oluşturuyor.

Öte yandan Başbakan Yardımcısı Sayın Nurettin Canikli’nin twitter hesabından yaptığı açıklamada yatırımcıların kayıplarından daha öte, forex işlemlerinin spekülatif amaçlarla kullanılmasından rahatsızlık duyulduğu mesajını veriyor.

Fakat bu düşüncenin de aksine dünyada, dolar dahil tüm para birimlerinin %80 civarında işlem hacminin Londra piyasalarında gerçekleştiğini de biliyoruz.

Açıkçası bu yasal düzenlemenin hiç bir yerinde mantığımla bağdaşan bir unsuru bulamadım.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Objektif fikirlerinizle bu yasal düzenleme niçin yapılmış olabilir? İletişim kanalıyla ya da yorumlar kısmına düşüncelerinizi belirtirseniz belki doğru cevaba yaklaşmış oluruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here