Kur Savaşları Değerlendirmesi

Kur savaşı kavramı ilk olarak Brezilya Maliye Bakanı Mantega tarafından söylendi. Mantega, ABD’nin aşırı para basması doların değerini bilinçli bir şekilde düşürmenin bir parçası olduğu görüşündedir. Bu da karşı ülke kurunun aşırı değerlenmesine neden olmaktadır. Bu olayın devamında da kur savaşlarının ortaya çıkacağını söylemişti.

Ülkelerin daha yeni üretimine ve geliştirmeye başladığı sanayi dalında ilk önce iç piyasada geliştirmeyi daha sonra dış piyasaya açılmayı tercih ederler. Burada kota amaçlı gümrük vergilerinde değişiklikler yapılabilir. Sektör sayısı genişledikçe ve ülke için önemi giderek arttıkça kurda devreye girer. Ülkeler kurların kendi ekonomik koşullarına uygun olmasını isterler. Bunun içinde bu kurlarda lehlerine bir değişiklik yapabilirler.currency-war.bireyselyatirimci.com

Kurlarını dolar karşısında düşük tutan başlıca ülke Çin’dir. Kendi parasını dolara karşı düşük tutarak ihracatını arttırıyor ve aynı zamanda ithalatını da azaltıyor.

Çin’in bu tutumu ABD için büyük tehlike oluşturmaktadır. Dünya ticaretinin büyük oyuncusu olan ABD Çin’in kurlarla oynamaması yönünde uyarılarda bulunuyor. Ancak Çin’in elindeki dolar rezervi kendileri için önemli bir koz oluyor. Trans Pasific Partners’de konuşma yapan ABD Başkanı Obama Çin’i oyunu kuralını göre oynaması konusunda uyarmıştı. Buna karşı Çin Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden Pang Sen, “Eğer kurallar ortaklaşa alınan kararlarla belirlenirse ve buna Çin de dahil olursa, o zaman elbette kurallara uyarız”  dedi.

ABD ekonomik bazda Çin’in kendisi için daha büyük tehlike yaratmasını engelleyecek çalışmalara öncelik veriyor. Trans Pasific Partners anlaşması yaptı.

Kur savaşlarıyla ilgili meraklardan biri de AB’nin de bu savaşın içerisinde olup olmayacağıydı. Çünkü, birlik içerisindeki bazı ülkeler kurun değerinin yüksek olduğu görüşünde. ECB’ nin aldığı son kararlar ile bu soru tekrar gündeme geldi. Euro’nun değerini düşürme amaçlayan ECB’ nin uygulayacağı politikalarla birlikte hem birlik içi ekonomik hareketliliği hem de diğer ülkelerin para birimleriyle olan karşılaştırmada daha olumlu konuma gelebilecektir.

Bu kapsamda LTRO’ ya (Uzun Dönem Refinansman Operasyonu) bakabiliriz. Draghi’ nin açıklamasına göre, 2 LTRO ihalesi ile başlayacak ve ilk aşamada LTRO’ nun büyüklüğü 400 milyar Euro olacak. LTRO’ yu kullanacak bankalar bu şekilde elde ettiği parayı kredi şeklinde reel sektöre ve hane halkına aktaracak. Böylece Avrupa’ nın şuanki düşük tüketim seviyesi artış gösterecek. Uygulanacak politikalarla yurtiçi talep ve yurtdışı talep Avrupa lehine olmaya başlayacaktır. Yurtdışı talepte elbette faiz politikaları ve faiz dışı politikaların Euro’ nun değerini düşürücü etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Kurun bir ülke inisiyatifinde olması ithalat ve ihracat oranlarının yanı sıra işsizlik oranlarını da etkiler. Kur değişikliklerinin sonucunda zarar gören ülke, talebinde azalma olması üretimi kısmaya ve işsizlikte artışa neden olacaktır.

Çin, ABD ve AB’ nin işsizlik verilerine bakacak olursak;

Çin İşsizlik Oranları;

china unemployment rate

ABD İşsizlik Oranları;

united states unemployment rate

AB İşsizlik Oranları;

euro area unemployment rate

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here