Avrupa Merkez Bankası Faiz Kararı

Avrupa Merkez Bankası başkanı Mario Draghi, 7 Kasım günü toplantı sonrası faizi beklenmedik bir şekilde %0,50 seviyesinden %0,25 seviyesine indirme kararı aldıklarını açıkladı. Bu da EUR/TL paritesinde hareketlilik yarattı ve paritede aşağı yönlü hareketler görüldü. Niçin böyle bir karar alındı? AMB amacına ulaştı mı? İlerde nasıl kararlar alınacak?

Euro Bölgesi’ndeki enflasyonun son 4 yılın en düşük seviyesine inmesinin ardından, piyasa katılımcıları henüz beklemese de AMB politika faiz oranını 25 baz puan indirerek %0,25’e çekti. Draghi, kararın açıklanmasının ardından düzenlenen basın toplantısında enflasyonun uzun dönemli düşük kalmasını beklediklerini ancak bir deflasyon riski görmediklerini ifade etti. Euro faiz indirimi sonrasında sert bir değer kaybı yaşadı.

DraghiAMB enflasyon hedefini %2’nin hemen altı olarak açıklamıştı. Hedefinden çok uzakta olan Euro Bölgesi’nde enflasyonun bu yıl ve 2014’te %1,5 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Fiyat değişimini ve buna bağlı de olarak enflasyon değişimini de ölçen CPI endeksi, 29 Kasım günü beklentilerin %0,1 üstünde %0,9 olarak açıklandı. İşsizlik oranı ise %12 ile rekor yüksek seviyelerde bulunuyor. AMB’nin faiz indirimi kararını almasının sebebi kesin olarak Avrupa’daki yüksek işsizlik oranları ve düşük enflasyon. Enflasyonla beraber fiyatlar genel düzeyini yükseltmek ve bunun üretimi arttırarak işe alımlara etki etmesi beklentisi mevcut.

AMB’nin şimdi de daha önceki toplantılarda da yeşil ışık yaktığı negatif faiz ihtimalini değerlendirmesi durumunda olacaklar piyasalardaki yatırımcılar tarafından konuşuluyor. 5 Aralık’taki toplantı bu açıdan büyük önem taşıyor. Aslında çözüm yolunda Draghi’nin pek de yapabileceği başka bir şey yok. Almanya Bundesbank varlık alım yöntemine o kadar karşı ki Draghi’nin eli kolu bağlı. Mevduatlara eksi faiz uygulaması anlamına gelen negatif faiz ile AMB’de tutulan paraların bankalara bir maliyeti olacağı için çekilerek bankalar tarafından kredi olarak verilmesi amaçlanıyor. Ancak kredi verecek bir iş modeli yoksa bankalar paralarını tutmayı ve bu maliyeti göze almayı tercih edebilirler.

Danimarka Örneği

Dünyada uygulanan örneklerinden Danimarka’ya bir göz atalım. 2012 yılının ortalarında, Danimarka kronunun çok değerlenmesinin ve AMB’nin politika faizini %0,75 seviyesine düşürmesinin ardından Danimarka’da %0,1 ve %0,25 arasında eksi faiz uygulamasına geçildi. Danimarka Merkez Bankası’nın amacının piyasalara çıkacak Danimarka Kronu likiditesi arttırarak Danimarka kronuna değer kaybettirmek olduğu dile getirildi. İstenilen sonuç elde edildi. Euro’ya endeksli seyir eden Danimarka kronu bu uygulamanın sonucunda değer kaybetti. Danimarka Merkez Bankası araştırmasına göre bu uygulamanın maliyeti 150 milyon Danimarka kronu oldu.

Negatif Faiz Politikası İşe Yarar Mı?

AMB’nin negatif faiz politikasını uygulaması durumunda örneğin faiz -%0,1 olacak. Bu politika Euro Bölgesi’nde işe yarar mı? AMB’de en çok para tutan Almanya ve Fransa’nın alacağı kararlar bu noktada büyük önem taşıyor. Bu ülkeler bilindiği gibi kredi notu yüksek ülkeler yani acil kredi ihtiyacı olmayanlar. Hollanda da bu ülkeler arasındaydı ancak 29 Kasım günü kredi notu AAA’dan AA+’ya düşürüldü. Almanya ve Fransa paralarını AMB’den çekip piyasaya sürmediği sürece bu politika pek de etkili olmayabilir.

Acil kredi ihtiyacı olan ülkelerden İtalya, İspanya, Yunanistan gibi kredi notu düşük ülkelerin zaten AMB’de tuttukları yüksek miktardaki paralardan söz etmek mümkün değil. Kredi notu düşük ülkelerin kredi notu yüksek ülkelere güven vermesi gerekiyor. Eğer ilk olarak onlar az miktarda tuttukları paralarını çekip piyasaya sürmezlerse Almanya veya Fransa niye yapsın? Bu durumda bu politika ilk önce istenilen sonuca ulaştırsa da daha sonra diğer dinamikler önemli. FED’in tahvil alımları kararının da bu noktada Euro üzerinde büyük etkileri olacaktır.

FED kadar girişimci olmayan AMB’nin negatif faiz kararını 5 Aralık günü açıklaması pek olası değil. Öncelikle 25 baz puanlık faiz indiriminin etkisini göstermesini bekleyecek ve ne kadar efektif olacağına bakacaktır. Daha sonra bankaları inceleyecek ve varlıkların kalitesini test eden stres testini uygulayacaktır. Bunlar da 2014’ü bulacak gibi gözüküyor. Her ne kadar negatif faiz kararı daha erken gibi gözükse de tedbirli olmakta fayda var. Son aldığı karar gibi bir sürpriz kararla karşılaşmamak adına…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here