2008 Krizi ve Gerçek Nedenleri

“2008 Ekonomik Krizi, aslında 2007 yılında başlayan fakat, 2008 yılının  eylül ayında 158 yıllık yatırım bankası Lehmann Brothers’ın batmasıyla krizin başladığı söylenegelmektedir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımıyla kıyaslanan bu kriz özellikle Eylül 2008 ayında gözle görülür hale gelmiştir. 2008 krizi, ABD’deki taşınmaz mal piyasasının birden değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak tutulu satışlardaki kişisel iflasların artmasının bu krizi tetiklediği sanılmaktadır.”

Tüm okuduğumuz ekonomi kitaplarında, makalelerde, köşe yazılarında yukarıdaki tanım gibi 2008 krizine onlarca biçilmiş kaftan bulunabiliyor. Bu kriz sadece balon yüzünden mi oluştu? Yoksa başka bir şeyler daha mı vardı?

Peki neydi krizin gerçek sebebi? Neden etkileri bütün dünyayı sarsmıştı.Bunlarla birlikte hane halkı ne durumda ona göz atalım…

ABD GELİR ARTIŞ HIZI

ABD'nin gelir artış hızı tablosu

Yukarıdaki grafikte ABD de yaşayan tüm insanlar 5 kısıma bölünmüş ve en fakir %20lik kesimden, en zengin %20lik kısıma kadar bu kesimlerin 1982-2007 arasında gelirlerinde ne kadarlık artış olmuş onu anlatıyor. Aslında bu grafik her şeyi anlatıyor…

Genel olarak 25 yıl içerisinde %42’lik bir gelir artışı sağlanırken, orta direk olarak tabir edilen üçüncü %20’lik kesimin gelirlerinde %38’lik bir artış olmuş, bunun yanında en zengin beşinci kısımda gelirler %68 oranında artış göstermiş, en zengin %1’in ise %238’lik bir artış sergilenmiştir. En zengin %10-20 kesim daha çok para kazanabilmek, yani diğer %20’lik kesimlerin gelirlerinden, kendilerine transfer sağlamak için her türlü aksiyonu yapmaya başlarlar. Bir süre sonra ilk üç %20’lik kesim, piyasada satılan ürünleri alamayacak duruma geldiğinde ise insanların gelecekte kazanacağı paraları şimdiden alma yoluna girdiler. Yani kredi vermeye başladılar. Bu süre içerisinde kredilerden hem mallarını satıp, hem de üzerine faizlerini alır duruma geldiler. Bir süre sonra bu insanlar aldıkları kredileri ödeyemeyince ismine 2008 krizi dendi. Kısacası zengin, daha zengin: fakir, daha fakir duruma düştü. Krizlerin asıl sebebi de bu değil midir zaten?

İlginizi Çekebilir: 1929 Büyük Ekonomik Bunalım

Kriz neden patlak verdi?

ABD bankalarının kar iştahı o kadar artmıştı ki krediler, kredi derecelendirme sürecinde riskleri ölçmeden umarsızca verildi. Verilen kredilerin büyük bir kısmı konut kredisi olarak verildiği için kredi kullananlar kredileri ödemese bile sürekli artış gösteren konut fiyatları vardı. Ve en kötü ihtimal bankalar bu evleri satıp belki kar bile ederek konuyu kapatırlardı. Bununla birlikte artan bu kredi patlamasının sonucu olarak bankalar kaynak bulmakta güçlük çekiyordu. Bunun da bir çözümü vardı elbette. Bankanın ipotek ettiği bu evleri, varlık teminatlı menkul kıymetleştirerek piyasada dolandıracak, kendilerine vadesi çok da uzun olmasa bile kaynak yaratmış olacaklardı. Fakat düşünmedikleri birşey vardı:Konut fiyatları ya düşerse? Nitekim kredi alanlar kredilerin büyük bir kısmı ödenemeyince bankalar konutlara el koymuş, ama 3 birim kredi verdikleri evin değeri 1 birime düşmüştü. Bankacılık sektörü bunlardan etkilenmiş, sigortacılık sektörü de bu çıkarılan varlık teminatlı menkul kıymetleri sigortaladıkları için çok ciddi zararlar vermişti…

Peki diğer ülkeler neden etkilendi?

Amerika’daki krizin diğer ülkelere de yansıyacağı düşüncesi, diğer ülkelerde dolaşan sıcak paraları ve yabancı yatırımların bir anda çekilmesi sonucu cevabını verebiliriz. Nasıl ki bir bankanın batmasının en önemli sebeplerinden biri, bankadaki mevduatların kısa bir süre içerisinde tamamen çekilmesi sonucu kaynaklanıyorsa, ülkeler için de bu durum geçerliydi. Aynı örneği şuan bataklığın içerisinde kulaç atan Yunanistan örneği için de vermek mümkündür. Yunanistan’ın batmamasının sebebi, başta Almanya olmak üzere birkaç Avrupa ülkesinin daha bir gün gelecek Yunanistan bize borçlarını ödeyecek düşüncesiyle ülkeye borç vermeye devam etmesinden kaynaklanmaktadır. Onlar da biliyor ki eğer Yunanistan’dan para çekilirse; ülke batacak…

Bunun sonucu olarak, gelişmiş ülkelerde büyümenin düşmesi, talebin gerilemesine yol açmış, gelişmekte olan ülkelerden yapılan ithalat azalmıştır. Bu durum sonucunda gelişmekte olan ülkelerin, ihracatlarının azalmasına ve ekonomilerinin küçülmesine yol açmıştır. Ekonomik olarak küçülmeye başlayan ülkelerde, işsizlik hızla artmıştır. işsizliğin artması, iç talebi düşürmüş ve ekonomik kriz derinleşmeye başlamıştır. Kriz Türkiye ekonomisini de sermaye girişi ve ihracat kanallarından etkilemiştir.

Gini katsayısı ne durumda?

2008 Krizinde Gini Katsayısı Ne Söylemek İstiyor?

Grafikte 1980-2012 arasında gini katsayısının artışı görülmektedir. Naçizane benim için en önemli göstergelerden biri olmakla beraber, kapitalist sistemin getirdiği sonuçlarını açıklıkla göstermektedir. Özellikle 2008 yılından itibaren gerçekleştirilen varlık alımlarının, hane halkının cebine girmediği söylenebilir.

İlginizi Çekebilir: Gini Katsayısı Nedir?

ABDde federal hükümetin 6$ lık borçlanmasının, ekonomiye 1$ lık büyüme kazandırması ile ilgili yapılan istatistikler de bunu doğrulamaktadır. Bu yapılan para arzı artışları aspirin tedavisinden başka bir şey değildi. Varlık alımı esnasında basılan paranın 1 doları birinci ve üçüncü kesimin arasında dolaşırken, yine geriye kalan 5 doları en zenginler birbirleri arasında paylaşıyorlardı… Böyle devam ettiği sürece başka 2008 krizlerinin olmaması için bence sebep yok.

3 Yorumlar

  1. The Big Short filminden sonra bu yazi oldukca aciklayici oldu benim gibi piyasalardan hic anlamayan biri icin. Tesekkurler..

    • merhaba makbule hanım öncelikle is tasarruf yatırım eğrisi lm ise para talebi ve arzı egrisidir 2008 krizi is eğrisini sola lm eğrisini sağa itmiştir hepsi bu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here